Bilim Kurgu
Sessiz Ay’dan Mektuplar
Öteki Sayfa · Örnek
İlk zarf oksijen dönüştürücüsünün içinde bulundu. Krem rengindeydi; üzerindeki adrese bakan Jun Park, kendi el yazısını gördüğünde nefesini tuttu.
Dünya ile bağlantı on bir ay önce kopmuştu. O günden beri Ay’daki Selene Üssü’ne ne bir kargo gelmiş ne de bir insan uğramıştı. Yine de zarfta kırk yıl sonrasının tarihi vardı.
İçinden tek bir cümle çıktı: Serayı kapatma.
Jun güldü. Seradaki domatesler aylar önce kurumuştu. Son enerji rezervini korumak için ışıkları söndürmüştü. Fakat kâğıt hafifçe fesleğen kokuyordu. Gidip anahtarı yeniden açtı.
İkinci mektup üç gün sonra yastığının altında belirdi: Vuruşları duyduğunda cevap ver.
O gece istasyonun dış gövdesinden üç vuruş duyuldu. Ardından iki vuruş daha. Kameralarda gri tozdan başka bir şey yoktu. Jun eldivenli elini metal duvara dayadı ve aynı ritimle karşılık verdi.
Hoparlörlerden cızırtılı bir ses yükseldi: “Selene Üssü, burası Ufuk İki. Sesimi duyan var mı?”
Jun yerinden kıpırdayamadı. Ufuk İki, o daha doğmadan önce uzayda kaybolmuştu.
Gemi yanaştığında mürettebat, uzayın katlanmış bir koridorundan geçerek geldiklerini anlattı. Son mektup Jun’u sera kapısında bekliyordu. İçinde yaşlanmış hâlinin bir fotoğrafı vardı. Yanında sulama kabı tutan küçük bir kız gülüyordu.
Fotoğrafın arkasında şöyle yazıyordu: Son kalan sen değildin. İlk gelen sendin.