Korku
Hatırlayan Ev
Öteki Sayfa · Örnek
Ev, Nora’nın adını üçüncü gece söyledi. Annesinin sesini kullanmıştı; son hecede hafifçe kırılan o tanıdık ses.
Nora çayını masaya bıraktı. Radyatör iki kez tıkırdadı. Eski borulardandır, dedi kendine. Başka pek çok şey de söyledi.
Buraya evi satmak için gelmişti. Dolapları boşaltacak, birikmiş tozu torbalara doldurup gidecekti. Ama dışarı taşıdığı her eşya ertesi sabah yerinde oluyordu: kenarı çatlak mavi kupa, eğri çerçeveli fotoğraf, yıllar önce hurdaya ayrılan arabanın anahtarı.
Cuma günü mutfak kapısının pervazında çocukluk boyunu gösteren kalem çizgilerini buldu. Çizgiler yetişkin boyunun çok üzerine uzanıyordu. En üstteki tarihin yarını gösterdiğini fark etti.
Emlakçıyı aradı; telefon çekmiyordu. Dış kapıyı açtı; karşısında yine mutfak vardı. Masaya bir sandalye daha eklenmişti. Saat geriye doğru işliyordu.
“Nora,” dedi ev.
Bu kez cevap verdi.
Duvar kâğıdı, içine hava dolmuş gibi kabardı. Altında özenle yazılmış yüzlerce isim vardı. Bazılarını tanıyordu. Çoğunu hiç duymamıştı. En altta annesinin el yazısıyla bir cümle duruyordu: Unutmaktan korkuyor.
Nora avucunu duvara yasladı. “Öyleyse sana bir öykü anlatayım,” diye fısıldadı.
Ev sessizleşti. Üst katta bir sandalye çekildi; biri dinlemek için oturuyordu.